Baş ve Boyun Kanseri Tedavisi Hakkında Bilgiler

Baş ve boyun kanserlerinin çoğu, özellikle erken bulunursa iyileşebilir. Kanserin ortadan kaldırılması tedavinin asıl amacı olmakla birlikte; yakınlardaki sinirlerin, organların ve dokuların işlevini korumak da çok önemlidir. Tedaviyi planlarken doktorlar, tedavinin kişinin yaşam kalitesini (örneğin, bir insanın nasıl hissettiğini, göründüğünü, konuşmasını, yediğini ve nefes almasını) etkileyebileceğini düşünüyor.

Baş ve Boyun Kanseri Tedavi Seçenekleri

Baş-boyun kanseri için en yaygın tedavi seçeneklerinin açıklamaları aşağıda listelenmiştir.

Genel olarak, ana tedavi seçenekleri cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavidir. Cerrahi veya radyasyon terapisi kendileri veya bu tedavilerin bir kombinasyonu, bir kişinin tedavi planının bir parçası olabilir.

Tedavi seçenekleri ve tavsiyeleri aşağıdakileri içeren çeşitli faktörlere bağlıdır:

  • Kanser türü ve evresi
  • Olası yan etkiler
  • Hastanın tercihleri ve genel sağlık durumu

Bakım planınız, kanser bakımının önemli bir parçası olan semptomlar ve yan etkiler için tedaviyi de içerebilir. Tüm tedavi seçenekleriniz hakkında bilgi edinmek için zaman ayırın ve belirsiz olan konular hakkında soru sormayı unutmayın. Ayrıca, doktorunuza yapılan her bir tedavinin hedefleri ve tedaviyi alırken neler bekleyebileceğiniz hakkında konuşunuz.

1) Ameliyat

Ameliyat sırasında, kanserli tümörü ve çevreleyen bazı sağlıklı dokuları kaldırmak hedeflenir. Baş ve boyun kanseri için cerrahi çeşitleri şunları içerir:

  • Lazer teknolojisi: Bu, erken evre tümörü tedavi etmek için, özellikle de gırtlakta bulunması durumunda kullanılabilir.
  • Eksizyon: Bu, marj olarak bilinen kanserli tümörü ve çevresindeki sağlıklı dokuları çevreleyen bir ameliyattır.
  • Lenf nodu diseksiyonu veya boyun diseksiyonu: Doktor kanserin yayılmasından şüphelenirse, boyundaki lenf nodlarını çıkartabilir. Bu, daha sonra omuzlarda sertliğe neden olabilir. Bu, bir eksizyonla aynı zamanda yapılabilir.
  • Rekonstrüktif (plastik) cerrahi: Kanser ameliyatı, çene, deri, farenks veya dili çıkarmada büyük doku çıkarılmasını gerektiriyorsa, eksik dokuyu değiştirmek için rekonstrüktif veya plastik cerrahi yapılabilir. Bu tür bir işlem, bir kişinin görünümünü ve etkilenen bölgenin işlevini geri yüklemeye yardımcı olur.

Genel olarak, kanserin bulunduğu yere, evresine ve türüne bağlı olarak, bazı insanlar 1’den fazla operasyona ihtiyaç duyabilirler. Bazen, kanseri tamamen çıkarmak mümkün değildir ve ilave tedaviler gerekli olabilir. Örneğin ameliyat sonrasında, ameliyat sırasında çıkarılamayan kanser hücrelerini yok etmek için radyoterapi, kemoterapi veya her ikisini birden uygulayabilirsiniz.

Ameliyatın yan etkileri ameliyatın tipine ve yerine bağlıdır. Her hasta, belirli bir ameliyattan beklenen yan etkileri ve yan etkilerin ne kadar süreceği konusunda doktorlarıyla konuşmaya teşvik edilir. Baş ve boyun cerrahisindeki genel yan etkiler arasında, normal seste değişiklik, konuşma bozukluğu ve işitme kaybı gibi geçici veya kalıcı kayıplar bulunur. Kanser ameliyatından sonra insanlar çiğneme veya yutma güçlüğü çeker; beslenme amacıyla mideye yerleştirilen bir tüp gerekebilir. Buna ek olarak, gırtlak çıkarmaya yönelik total larenjektomiden sonra, insanlar tarafından yönetilen tiroid bezinin işlevselliği azalmış olabilir.

Bir başka potansiyel yan etki ağız ve boğaz alanının şişmesidir, bu da nefes almasını zorlaştırır. Bu yan etki gelişirse, hastalar geçici bir trakeostomi alabilirler; nefes borusuna nefes alma kolaylığı sağlamak için bir delik açılır.

Bazı insanlar cerrahiden yüz bozulması yaşarlar. Çiğneme, yutkunma ve nefes alma gibi önemli fonksiyonların görünmesine yardımcı olmak için rekonstrüktif cerrahi önerilebilir. Hastalar, tedavileri konusunda karar vermelerine yardımcı olması için sağlık ekibi üyeleri ile görüşmelidir. Hastaların vücut görüntüsündeki değişikliklere uyum sağlamasına yardımcı olan programlar ameliyattan önce ve sonra hem faydalı olabilir. Doktorunuzla neyi bekleyeceğiniz ve kurtarma işleminin nasıl yapılacağı hakkında konuşmak, yan etkilerle baş edebilmenize yardımcı olabilir.

2) Radyoterapi

Radyoterapi, kanser hücrelerini yok etmek amacıyla yüksek enerjili x-ışınlarının veya diğer parçacıkların kullanılmasıdır. Bir radyoterapi rejimi (takvim) genellikle belli bir süre boyunca verilen belli sayıda tedaviden oluşur. Baş-boyun kanserinin başlıca tedavisi olabilir veya ameliyattan sonra ameliyatla alınamayan küçük kanser bölgelerini yok etmek için kullanılabilir.

Proton tedavisi, x-ışınları yerine protonları kullanan başka bir eksternal beam radyoterapi türüdür. Şu anda, proton tedavisi baş ve boyun kanserinin çoğunda standart bir tedavi seçeneği değildir.

Bakınız: Proton Tedavisi Nedir?

İmplant kullanılarak radyasyon tedavisi verildiğinde buna internal radyoterapi veya brakiterapi denir.

Her tür baş ve boyun kanseri için radyoterapiye başlamadan önce, hastalar bir onkolojik diş hekimi veya oral onkoloji uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Radyasyon tedavisi diş çürümesine neden olabileceğinden, zarar görmüş dişlerin çıkarılması gerekebilir. Genelde diş çürümesi, tedaviye başlamadan önce bir diş hekiminin uygun tedavisi ile önlenebilir.

Hastalar kısa ve uzun vadeli ağrı ya da yutma güçlüğü, şişme ve yara izi nedeniyle ses değişikliği ve tad hissi değişikliğinden dolayı iştahsızlık yaşayabilirler. Radyoterapi başlamadan önce, konuşma ve yutma ile ilgili uzun süreli problemleri önlemek için hastaların konuşma ve yutkunma terapisine erken başlamaları önemlidir.

Buna ek olarak, baş ve boyun radyoterapisi, tedavi edilen bölgede kızarıklık veya tahriş, kemik ağrısına, mide bulantısına, yorgunluğa, ağız yaralarına ve boğaz ağrısına, ağız kuruluğu veya cilt tahrişine neden olabilir. Tedavi bittikten hemen sonra bu yan etkilerin çoğu kaybolur. Diğer yan etkiler, orta kulaktaki sıvı birikiminden dolayı işitme kaybı, radyoterapinin kulak kanalına etkisi nedeniyle kuruyan bir kulak kirdi birikmesi ve fibroz (yara izi) içerebilir.

Radyoterapi ayrıca tiroit bezinin (boyunda bulunan) hipotiroidizm denilen yavaşlamasına ve hastanın yorgun ve halsiz hissetmesine neden olabilir. Bu, tiroit hormonu tedavisi ile tedavi edilebilir. Boyun bölgesine radyoterapi gören her hastanın tiroidi kontrol edilmelidir. Tedaviye başlamadan önce radyoterapinin hangi yan etkilerinin beklenileceğini ve bu yan etkilerin nasıl önlenebileceğini veya yönetilebileceğini öğrenmek amacıyla hastalar sağlık ekibiyle görüşmeye teşvik edilir.

3) Kemoterapi

Kemoterapi, genellikle kanser hücrelerinin büyüme ve bölünme yeteneğini durdurarak kanser hücrelerini yok etmek için ilaçların kullanılmasıdır.

Kemoterapinin yan etkileri kişiye ve kullanılan doza bağlıdır. Ancak yorgunluk, enfeksiyon riski, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi, iştahsızlık ve ishal içerebilir. Tedavi bittikten sonra bu yan etkiler genellikle ortadan kalkar.

4) Hedefe Yönelik Tedavi

Hedefe yönelik tedavi, kanserin büyümesine ve hayatta kalmasına katkıda bulunan kanserin spesifik genlerini, proteinlerini veya doku ortamını hedef alan bir tedavidir. Bu tür tedavi kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını engellerken sağlıklı hücrelere zarar verir.

Son yıllardaki araştırmalar, tüm tümörlerin aynı hedefleri olmadığını göstermektedir. En etkili tedaviyi bulmak için doktorunuz genleri, proteinleri ve tümörünüzdeki diğer faktörleri belirlemek amacıyla testler yapabilir. Bu, doktorların mümkün olan en etkili tedaviyi her hasta ile daha iyi eşleştirmesine yardımcı olur. Buna ek olarak, kendilerine yönelik özel moleküler hedefler ve yeni tedaviler hakkında daha fazla bilgi edinmek için şu anda birçok araştırma çalışması yapılmaktadır.

Baş-boyun kanserlerinde epidermal büyüme faktörü reseptörü (EGFR) olarak adlandırılan bir tümör proteini hedef alan tedavi önerilebilir. Araştırmacılar, EGFR’yi bloke eden ilaçların belirli baş ve boyun kanseri türlerinin büyümesini durdurmasına veya yavaşlamasına yardımcı olduğunu buldu.

İlginizi Çekebilir:

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.