Vulva Kanseri Tedavi Seçenekleri

Vulva kanseri için tedavi seçenekleri ve önerileri aşağıdakileri içeren çeşitli faktörlere bağlıdır:

  1. Kanser türü ve evresi
  2. Olası yan etkiler
  3. Hastanın tercihleri ve genel sağlık durumu

Vulva İntraepitelyal Neoplazi (VIN) Tedavisi

Giriş bölümünde açıklandığı gibi, VIN prekanseröz, yani kanser öncesi bir durumdur. VIN genellikle hastalığın basit cerrahi olarak çıkarılması ile tedavi edilir. Tedavi planı vulva alanına uygulanan lazer cerrahisi ve / veya ilacı da içerebilir. VIN geniş ise, kısmi (radikal değil) ve yüzeysel (cildin altındaki yağ dokularını çıkarmadan derinin çıkarılması) vulvanın cerrahi olarak çıkarılması önerilebilir. Bu tedavi seçeneklerinin her biri hakkında daha fazla bilgi için aşağıya bakınız.

Vulva kanserinin başlıca tedavisi ameliyattır. Kanser ameliyatla tamamen kaldırılamazsa, kanser tekrarlama riski yüksekse ve / veya lenf nodları kansere karışmışsa, radyoterapi ve kemoterapi kullanılabilir.

Tümör ameliyat ile çıkarmanın mümkün olmadığı bir noktaya yayılırsa, bazen hastanın tedavi planı radyoterapi ile başlar ve radyasyon tedavileri sırasında haftalık aynı anda verilen düşük doz kemoterapi uygulanır.

Vulva kanserli kadınlar, bu tedavilerin cinsel işlevlerini ve doğurganlıklarını (çocuk sahibi olma becerilerini) etkileyip etkilemeyeceği konusunda endişeler duyabilirler. Bu konular önemlidir ve tedavi başlamadan önce sağlık ekibi ile tartışılmalıdır.

  1. Vulva Kanseri Ameliyatı

Cerrahi operasyon sırasında tümörün ve çevreleyen sağlıklı dokuların çıkarılmasıdır. Jinekolojik onkolog, ameliyatla jinekolojik kanseri tedavisinde uzmanlaşmış bir doktordur. Vulvar dokunun yeri ve hassaslığı nedeniyle ameliyat türü dikkatle düşünülmektedir.

İnvaziv vulva kanseri için cerrahi seçenekler, primer tümörün boyutuna ve yayılmasına bağlı olarak vulvanın bir kısmını veya tamamını kaldırmayı içerir. Buna “vulvektomi” denir.

Vulvektomi: İnvazif vulva kanseri tedavisinde farklı vulvektomi yaklaşımları şunları içerir:

  • Vulvanın radikal lokal eksizyonu: Bu ameliyat, tümörü ve çevresindeki büyük miktarda dokuyu (marj denir) kaldırmak için yapılır. Çapı 4 cm’den (cm) küçük olan ve primer I veya II. evre olan çoğu primer tümörler için kullanılır.
  • Modifiye radikal vulvektomi: Bu terim, tam vulvadan daha az çıkarılan cerrahi bir prosedürü tanımlar. Örneğin, radikal bir hemivülvektomide, vulvanın sadece bir tarafı çıkarılır.
  • Radikal vulvektomi: Altta yatan derin doku ile birlikte vulvanın bir kısmının veya tümünün çıkarılmasıdır. Bu çok nadir başvurulan bir cerrahi prosedürdür. Çünkü çoğu vulvektomi bir şekilde değiştirilir ve çok büyük tümörler genellikle aşağıda tarif edildiği gibi kemoradyasyon ile tedavi edilir.

Lazer cerrahisi: Premalign bir cilt lezyonunu buharlaştıran odaklanmış bir ışık demetinin kullanılmasıdır. İnvaziv bir tümörü tedavi etmek için kullanılamaz.

Lenfadenektomi: Teşhis kısmında anlatıldığı gibi, bu, kanseri kontrol etmek için kasıkta lenf nodlarının çıkarılmasını içeren cerrahi bir prosedürdür.

Birçok kadın vulva ameliyatından sonra kayıp, hüzün veya kaygı gibi çeşitli duyguları deneyimlemektedir. Bazı kadınlar kimliğini kadın olarak kaybettiklerini hissedebilirler. Diğerleri, cinsel ilişkinin cerrahi sonrası devam edip edemeyeceği konusunda sorular soruyorlar. Kadınlar, ameliyatın partnerleri İle olan ilişkilerini nasıl etkileyeceği konusunda endişe edebilirler.

Hastaların ameliyattan önce cerrahla prosedürü, olası yan etkileri ve cinsel hayatlarına etkilerini konuşmaları önemlidir. Kadınlar bu tür ameliyatlarla başa çıkmada ek bilgi veya destek bulma konusunda doktorlarıyla konuşmalıdırlar.

  1. İleri Evre Vulva Kanseri İçin Kemoradyoterapi Tedavisi

Çok büyük vulva tümörleri için radyoterapi, ameliyattan önce, tüm vulvanın çıkarılmasını önlemek amacıyla ve ne kadar dokunun alındığını azaltmak için tümörü küçültmeye yönelik eş zamanlı düşük doz kemoterapi ile kombine edilir. Buna kemoradyoterapi terapisi denir. Kemoterapi, radyasyon tedavisi ile aynı zamanda verilir. Bu tedavi seçeneği, idrar ve bağırsak fonksiyonu korunabilmesi amacıyla tümör üretra veya anüs içerdiğinde özellikle önemlidir. Radyoterapi ve kemoterapi aşağıda detaylı olarak açıklanmaktadır.

  1. Radyoterapi

Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili x-ışınlarının veya diğer parçacıkların kullanılmasıdır. Radyoterapi, ameliyattan önce, tümörün boyutunu küçültmek amacıyla veya cerrahi sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek için kullanılabilir.

En yaygın radyoterapi türü, eksternal bean radyasyon terapisi olarak adlandırılır ve vücut dışındaki bir makineden verilen radyasyondur. İmplant kullanılarak radyasyon tedavisi verildiğinde buna internal radyasyon terapisi veya brakiterapi denir. Bir radyasyon terapisi rejimi veya takvimi, genellikle belirli bir sürede verilen belirli sayıda tedaviden oluşur.

Radyoterapiden kaynaklanan genel yan etkiler arasında yorgunluk, hafif ila şiddetli deri reaksiyonları, mide bulantısı ve gevşek bağırsak hareketleri, sağlıklı vajinal doku hasarı veya vajinanın daralması sayılabilir. Tedavi bittikten hemen sonra bu yan etkilerin çoğu kaybolur. Bununla birlikte, vajina o kadar çok kısalabilir ve daralabilir ki cinsel ilişki mümkün değildir. Bunu önlemek için vajinanın haftada birkaç kez vajinal dilatör adı verilen bir plastik tüp ile gerilmesi gerekebilir.

  1. Kemoterapi

Kemoterapi, genellikle kanser hücrelerinin büyüme ve bölünme yeteneğini sona erdirerek, kanser hücrelerini yok etmek için ilaçların kullanılması prosedürüdür.

Sistemik kemoterapi vücuda kanser hücrelerine ulaşabilmek için kan dolaşımına girer.

Hasta, lokal olarak yayılmış vulva kanseri için eksternal radyasyon terapisi alacaksa, sisplatin (Platinol) ile kemoterapi, bazen damar yoluyla radyasyon tedavisi ile aynı haftada bir verilir.

Kanser pelvisin ötesine yayılmışsa veya tekrarlamışsa, doktorlar bazen HPV’ye bağlı diğer skuamöz hücreli jinekolojik kanserler olan serviks kanseri ve vajinal kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçları kullanmayı düşünürler.

Metastatik vulva kanseri için, hastalar çoğunlukla karboplatin (Paraplatin) ve paklitaksel (Taxol) gibi platin bazlı kombinasyon kemoterapisi ile tedavi edilir. Bazen bevacizumab (Avastin) bu kombinasyona eklenir.

Kemoterapinin yan etkileri kişiye, kullanılan ilaçlara ve dozlara bağlıdır. Yorgunluk, enfeksiyon riski, mide bulantısı ve kusma, saç dökülmesi, iştah kaybı veya ishal içerebilir. Tedavi bittikten sonra bu yan etkiler genellikle kaybolur

İlginizi Çekebilir:

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.